ULAŞIMDA ÇEVRECİ VE SAĞLIK DOLU BİR PAYLAŞIM: BİSİKLET PAYLAŞIMI


Bisiklet paylaşımını büyük şehirlerimiz dahil birçok şehirde son 10 yılda çok daha sık görüyoruz. Bisiklet paylaşımının amacını; kısa süreli olarak bireylerin ücretli veya ücretsiz bisiklet paylaşımı yaparak mikro ulaşım ihtiyaçlarını gidermek olarak tanımlayabiliriz. Çoğunlukla belediyeler tarafından yapılan bir hizmet şekli olarak öne çıktığını görüyoruz. Bireyler, kamu alanları içinde bir bölgede bulunan bisiklet havuzundan bisikleti alıp kullandıktan sonra bir başka bölgedeki bisiklet havuzuna bırakabiliyor

Bisiklet paylaşımı sadece trafiği rahatlatmıyor. Aynı zamanda trafikteki otomobil sayısı azaldığı için hava kirliliğini de azaltıyor. Bisikletin bir başka katkısı da insan sağlığı üzderinde ortaya çıkıyor. Kask kullanmayan bisiklet sürücülerinde kaza sonrası görülen kafa yaralanmalarının dışında, genel olarak bisikletin insan sağlığına olumlu etkisi kanıtlanmış durumda. Bisiklet kullanımı hem bir spor, hem de stres atan bir etkiye sahip. Şehirde yenilenme ve sosyallik sağlıyor. Böylece insanlar daha rahat ve mutlu hissediyorlar.

Bu yazımızda hepimizin çocuk yaşlarda tanıştığı bisikletin paylaşım yolu ile sosyo-ekonomik gelişmeye olan katkılarından söz edeceğiz.

Bisiklet paylaşımını büyük şehirlerimiz dahil birçok şehirde son 10 yılda çok daha sık görüyoruz. Bisiklet paylaşımının amacını; kısa süreli olarak bireylerin ücretli veya ücretsiz bisiklet paylaşımı yaparak mikro ulaşım ihtiyaçlarını gidermek olarak tanımlayabiliriz.

Çoğunlukla belediyeler tarafından yapılan bir hizmet şekli olarak öne çıktığını görüyoruz. Bireyler, kamu alanları içinde bir bölgede bulunan bisiklet havuzundan bisikleti alıp kullandıktan sonra bir başka bölgedeki bisiklet havuzuna bırakabiliyor. Bisiklet havuzları, bisikletlerin kilitli olarak bulunduğu park sistemlerine sahip. Bisikleti almak için dijital olarak işlem yapıyorsunuz. Önce kullanacağınız süre için dijital olarak ücreti ödüyor, sonra gelen şifreyi girip kilidi açıyorsunuz. Ya da dijital üyelik kartınız ile bu işlemi yapmanız mümkün. Ücret, sisteme kayıtlı kredi kartınızdan otomatik tahsil edilebiliyor. Bisikleti bırakacağınız zaman park sistemine koyduğunuzda kendisi kilitleniyor. Tabii her yerde böyle park sistemleri olmayabiliyor. Böyle yerlerde bisikletlerin arka tekerleklerinde bulunan elektronik kilit yine akıllı telefonlar yardımıyla açılabiliyor. Ama her durum için akıllı telefonlarınız yardımı gerekli. Size en yakın bisikleti görüp alabiliyorsunuz.


BİSİKLET KİRALAMALARI, BİR ROMANLA BAŞLADI

Şimdi kısaca bisiklet kiralamanın tarihine bakalım. İlk kez bisiklet kiralama projeleri yerel belediyeler tarafından başlatıldı. Ayrıca bazı çevreci projeler bisikletleri çevreyi kirletmeyen ulaşım alternatifi olarak lanse ettiler. Keza bazı girişimciler bisiklet kiralama işine girdiler. Ernest Callenbach tarafından 1975’te yazılan Ecotopia romanı bu fikri ilk kez ortaya koyan belge olarak biliniyor. Fosil yakıt kullanmayanların romanı olarak bilinen bu eser, bisiklet paylaşım sisteminin şehirde yaşayanlar için entegre bir toplu taşıma sitemi olduğunu söyleyerek dikatleri çekmişti.

Bilinen ilk kamusal bisiklet programı 1965 yaz aylarında Hollanda’nın Amsterdam şehrinde başladı. Provo Grubu, 50 adet bisikleti beyaza boyadı ve Amsterdam sokaklarına kilitsiz olarak bıraktı. Beyaz Bisiklet Planı olarak adlandırılan bu proje ile bisikletlerin bir sefer için kullanılıp bir başka bireyin ihtiyacı için bırakılması amaçlanmıştı. Sadece bir ay içinde bisikletlerin çoğu çalındı. Bir kısmı da kanalların kenarında atılmış olarak bulundu. Günümüzde hâlâ bu proje Hollanda’nın belli bölgelerinde aktif olarak uygulanıyor. Ancak bisikletler bölge dışına çıkarılmıyor.

Yıllar sonra, bu uygulamanın altmışlı yıllarda insanların inandığı bir proje olmadığı kabul edilmiş oldu. On adetten fazla bisikletin caddelere konmaması daha iyi bir fikir olarak yorumlandı. Polis bütün Beyaz Bisiklet’leri proje lansmanından bir gün sonra geçici olarak toplayınca da beyaz bisiklet deneyimi ancak bir aydan daha az süre yaşayabildi.


BİSİKLET SÜRÜŞ DÜZENİ

Hırsızlıklardan kaynaklı kayıplarla baş etmek için sonraki adım olarak bisiklet paylaşım programları akıllı teknoloji uygulamasına geçtiler. İlk projelerden birisi Ğrippa bisiklet park sistemi oldu. 1995 yılında İngiltere Portsmouth Üniversitesi tarafından Bisiklet Sürüş Düzeni lanse edildi. Projenin amacı, üniversite yerleşkeleri arasında personelin ve öğrencilerin otomobil kullanmalarını önleyerek yeşil ulaşım planını uygulamaktı. Avrupa Birliği’nin Entrance programı tarafından fonlanan bu proje, ilk kez tam bir akıllı kart otomasyonu sistemi olarak ortaya çıktı. Kullanıcılar, küçük miktarda bir bedelle aldıkları ve bir yüzünde manyetik şerit olan akıllı kartlarını bisiklet park istasyonunda bulunan kart okuyucusundan geçirip bisikletin park kilidini açıyor ve kullanmaya başlıyordu. Vandalizmi azaltmak amacıyla bisiklet istasyonuna CCTV kamera konmuştu. Varış istasyonunda akıllı kart kullanılarak bisiklet parkı açılıyor ve bisikletin emin şekilde geldiği kaydediliyordu. Eğer bisiklet hasarlı olarak gelmişse ya da üç saatlik kullanma süresi aşılmışsa kart sahibinin kartına otomatikman ek ücret tahakkuk ediyordu. Bunun için 200 bin pound büyüklüğünde bütçe tahsis edilmişti.

Proje, kullanıcı gözüyle hiçbir zaman başarılı görülmedi. Kısıtlı sayıda bisiklet park sistemleri ve işletme süreleri kullanıcıları tatmin etmiyordu. Mevsimsel hava şartları, kanıtlanamayan fazla ücret tahsilatı ve bisiklet hasarları diğer engeller oldu. Bisiklet Sürüş Düzeni 1998 yılında üniversite tarafından durduruldu ve minibüs hatları genişletildi. Hiçbir zaman da projenin toplam maliyeti açıklanmadı.


BAĞIŞ YAPAN KURUMLARDAN GELEN GELİRLE FONLANDI

Kopenhag’da 1995 yılında alışveriş kartları stilindeki jetonlarla kilidi açılan 300 bisiklet hizmete konuldu. Bu uygulama Morten Sadolin ve Ole Wessung tarafından tasarlandı. Bu her iki Danimarkalı, dört yıl sonra bisiklet hırsızları tarafından bir gece saldırıya uğrayana kadar işe devam ettiler. Kopenhag’ın ByCylken programı ise ilk geniş boyutta bisiklet paylaşım programı oldu. Bu programda kullanılan bisikletlerin parçaları başka bisikletlerde kullanılamıyordu. Bisikleti almak isteyen kullanıcılar 100 bisiklet standından birisinde depozit yatırıyordu. Depozit geri ödenebiliyordu. Şehrin belirlenmiş bisiklet bölgelerinde sınırsız olarak bisikleti kullanmak mümkündü. Bisikletin geri getirilmemesi veya bisiklet kullanım bölgesi dışına çıkmanın cezası 150 ABD doları olup polis tarafından sıkı şekilde uygulanıyordu. Programı hayata geçiren kurucular, bisikletlerin gövdelerine ve jantlarına reklam alarak finansman sağlamayı ummuşlardı. Ancak umulan gerçekleşmedi. Şehir yönetimi program yönetimini devraldı ve maliyetini gerek şehir gelirleriyle, gerekse de bağış yapan kurumlardan gelen gelirle fonlamaya başladı. Program kullanıcılar için ücretsiz olduğu için şehir belediyesinin yatırdığı sermayenin geri dönüşü yok. Programın sürdürülmesi için ciddi büyüklükte kamu kaynağı ayrılmak zorunda.


HIRSIZLIK VE VANDALİZM YÜZÜNDEN YÜRÜTÜLEMEDİ

ABD içinde ilk kamusal bisiklet paylaşım projelerinden birisi Oregon Portland’da 1994 yılında başladı. Projeyi başlatan ise çevreci kent aktivistleri Tom O’Keefe, Joe Keating ve Steve Gunther oldular. Önce çok sayıda bisiklet sınırsız kullanıma açık olarak caddelere bırakıldı. Sarı Bisiklet Projesi adını alan bu proje iletişim olarak başarılı oldu. Ancak bisikletlerin çalınması ve vandalizm, projeyi sürdürülemez kıldı. Sonuçta proje durduruldu. Yerini, Create A Commuter (CAC) programı aldı. Bu programda, önceden seçilmiş düşük gelirli ve imkânları kıt insanlara işlerine gitmek için bedava ikinci el bisiklet verildi. 1994 yılından bu yana ülke içinde benzer birçok bisiklet paylaşım programları uygulanmasına rağmen bunların birçoğu hırsızlık ve vandalizm yüzünden yürütülemedi.

Bisiklet paylaşım teknolojileri son on yılda büyük bir gelişme gösterdi. Özellikle Asya’da patlama oldu. Dünyanın 15 büyük bisiklet paylaşım programlarının 13 adedi Çin’de bulunuyor. 2012’de en büyükler Wuhan ve Hangzou’da 90 bin ve 60 bin bisiklet ile devreye sokuldu. Çin’de bisiklet paylaşımı programının neden bu kadar çoğaldığını aşağıdaki veriler açık olarak gösteriyor:

Çevre kazanımı olarak bisiklet paylaşımının Shanghai’de 8358 ton petrol tüketimini önlediği ve 25.240 ton Co2 salımını azalttığı hesaplandı.

Keza Çin’de bisiklet paylaşımı sayesinde Gayrı Safi Yurt İçi gelir 1,2 milyar yuan arttı

Aynı şekilde kişisel ulaşımın %75’inin bisiklet paylaşımına dönmesi ile günde 225 bin ton Co2 azaltılabildi.

Bisiklet paylaşımı her yıl sağlık harcamalarını 2,4 milyar yuan tasarruf edildi.


Biraz da bisiklet paylaşımı fiyatları üzerinde kısaca duralım:


AYLIK VEYA YILLIK ÜYELİKLER YAPILABİLİYOR

Kullanıcılar ortalama günlük 0,50 ila 30 ABD doları ücret ödüyorlar. 15 ila 20 dakikalık zaman dilimleri başına birkaç cent ile 1 ABD doları bedel hesaplara yansıyor. Birçok bisiklet paylaşım programı üyelik sistemi uyguluyor. Buna göre ilk otuz ile kırk beş dakika süre için ya ücretsiz ya da çok düşük bir bedel alınarak bisikletin ulaşım aracı olması teşvik ediliyor. Bu yöntem ile her bir bisiklet gün içinde birçok kullanıcıya hizmet veriyor ama gelir düzeyi düşüyor. İlk kayıt bedeli alınabiliyor ya da aylık veya yıllık üyelikler yapılabiliyor.


HIRSIZLIKLARIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN BANKA KARTLARIYLA DEPOZİT ÖDEMESİ ALINIYOR

Hırsızlıkların önüne geçmek için kullanıcılardan önceden kredi kartı veya banka kartlarıyla depozit ödemesi alınıyor. Eğer bisiklet üyelik süresi içinde geri getirilmez veya önemli bir hasar ile gelirse işletici depozitoyu geri vermiyor ya da kredi kartından ilgili bedeli tahsil ediyor. Bu tahsilat yöntemi daha çok Çin’deki özel işletmeler tarafından uygulanıyor.

ABD’de uygulanan ücretler dünyada uygulanan en yüksek ücretler olarak dikkat çekiyor. Yıllık üyelik bedeli 100 ila 160 ABD doları arasında değişiyor. Avrupa genelinde ise bisiklet kullanıcıları her bir kullanım için 0,50 ile 1€ ödüyor. Bir günlük tam kullanım için 10-12 € ücret alınıyor.


Bisiklet paylaşımı şehirlerde trafik yoğunluğunu azaltma etkisi de yapıyor. Yapılan ölçümler, farklı birçok şehirde bu amaca ulaşıldığını gösteriyor. Transport Reviews dergisinde 2015 yılında yayınlanan bir makale, ABD’de Washington DC ve Minneapolis dahil 5 şehirde yapılan ölçümlere yer vermiş. Makaleye göre Washington DC’de bireyler otomobilleri yerine bisiklet kullandıklarında aynı mesafeyi %8 daha kısa sürede kat ediyorlar.


BİSİKLET KULLANIMIMININ YAYGINLAŞMASI, TRAFİĞİ RAHATLATIYOR

Minneapolis’te bu oran yaklaşık %20.97 ye kadar yükselmiş durumda. DC’s Capital Bikeshare, bisiklet paylaşım programlarının trafikte % 2-3 kadar rahatlama sağladığını ortaya koyuyor. 2017 yılında Beijing ve Shanghai’de yapılan çalışmalar, bisiklet paylaşımının 5 kilometreye kadar sürüşlerde birçok otomobili trafikten çektiğini kanıtlıyor. Guangzhou’da bisiklet kullanımının giderek yaygınlaşması trafiği rahatlatıyor.

Bisiklet paylaşımı sadece trafiği rahatlatmıyor. Aynı zamanda trafikteki otomobil sayısı azaldığı için hava kirliliğini de azaltıyor. DC’s Capital Bikeshare, trafik yoğunluğundaki azalmanın yılda yaklaşık 1,28 milyon ABD doları kazanç sağladığını hesaplamış durumda. Bu kazanç, doğrudan Co2 salımının azalması ile sağlanıyor. Avustralya’daki bir ulaşım araştırması da, bir şehirli bireyin yoğun saatlerde 5 km mesafeyi otomobil yerine bisikletle gitmesi halinde 1,5 kg Co2 salımı azalttığını ortaya koyuyor.

Bisikletin bir başka katkısı da insan sağlığı üzderinde ortaya çıkıyor. Kask kullanmayan bisiklet sürücülerinde kaza sonrası görülen kafa yaralanmalarının dışında, genel olarak bisikletin insan sağlığına olumlu etkisi kanıtlanmış durumda. Bisiklet kullanımı hem bir spor, hem de stres atan bir etkiye sahip. Şehirde yenilenme ve sosyallik sağlıyor. Böylece insanlar daha rahat ve mutlu hissediyorlar. Hastalık kontrol ve önleme merkezi CDC, bisiklet kullanımının obeziteyi, %58’e kadar diyabeti ve %82’ye kadar kalp hastalığını önlemeye yardımcı olduğunu söylüyor. Sonuç olarak bisiklet kullanan insanların mental ve fiziksel sağlıkları daha iyi oluyor, bu da insanların bisiklete olan talebini artırıyor.


Şimdi kısaca ülkemizin büyük şehirlerinde belediyeler tarafından uygulamaya alınan bisiklet paylaşımına bakalım:


İSTANBUL / İSBİKE:

Bunlardan ilki; İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2012 yılında hayata geçirilen İSBİKE isimli bisiklet paylaşım sistemi. İSBİKE, hem Avrupa yakasında, hem de Anadolu yakasında bisikletseverlere hizmet götürüyor. Avrupa yakasında 102 istasyonda 1.120 bisiklet bulunuyor. Anadolu yakasında ise 380 bisiklet ve 38 istasyon var. İSBİKE bisikletini kiralamak isteyenler kredi kartı veya abone kart yardımıyla kolaylıkla bisiklet kiralıyor. Kiosk ekranında Bisiklet Kirala butonuna basıyor, kiralama yapıyorsunuz. Kredi kartı sahipleri ise bisikleti almadan önce provizyon ücreti ödüyor. Daha sonra akıllı telefona 8 haneli bir şifre geliyor. Gelen şifre bisiklet park istasyonundaki tuş takımına girilerek bisiklet kilidi kolayca açılıyor. Kullanım sonrası bisiklet yine aynı veya bir başka İSBİKE bisiklet istasyonuna bırakılabiliyor. Düzgün ve kurallara uygun teslim etmek için istasyonda bilgilendirme ekranı bulunuyor. Kredi kartı kullanmak istemeyen İstanbullular dilerse akıllı telefonlarından kolayca yıllık abone olabiliyorlar. Bunun için belli bir abonman ücreti alınıyor. Abonelik için hesapta bir miktar bakiye para bulunması gerekiyor.


İZMİR / BİSİM:

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 18 Ocak 2014 tarihinde BİSİM bisiklet paylaşım programını İzmirliler için başlattı. Toplam 34 istasyonda 500 bisiklet bulunuyor. Bugüne kadar 2 milyon üzerinde İzmir’li BİSİM hizmetinden yararlandı. BİSİM uygulamasında 3 farklı bisiklet kiralama hizmeti alınabiliyor. Bunlar; Üye kartı ile, Kredi kartı ile ve İzmirim Kart ile kiralama hizmeti. Bisiklet istasyonunda bulunan ve üzerine yeşil lamba yanan bisiklet kiralanabiliyor. Üye kartı varsa bu kart park ünitesine okutuluyor ve şifre giriliyor. Şifre kabul edilirse sistem park kilidini açıyor ve bisiklet kullanıma hazır oluyor. Üye kartında blokaj yok. Üye kartı yokken bisiklet kiralamak için ya kredi kartı ya da İzmirimkart kullanmak gerekiyor. Kredi kartı kullanımında depozito uygulanıyor. İzmirimkart ile bisiklet kiralamak için 18 yaşını doldurmuş olmak gerekiyor. Ayrıca İzmirim kart hesabında belirli bir bakiye olması gerekli.


ANTALYA / ANTBİS:

Antalya Büyükşehir Belediyesi desteğiyle Antalya’da 2012 yılında faaliyete geçen ANTBİS bisiklet paylaşım sistemi bünyesinde 40 bisiklet ve 9 bisiklet istasyonu bulunuyor. ANTBİS bisiklet paylaşım sisteminden bisiklet kiralamak için abonman kartı, kredi kartı veya mobil uygulama kullanılabiliyor. Kiralayacak kullanıcıların 18 yaş üzerinde olması gerekiyor. Abonman kart sahipleri kartlarını park ünitesine okutup üyelik şifresini giriyorlar. Kredi kartı kullanmak isteyenler için blokaj uygulaması var. Kredi kartı ile ön ödeme yapıldıktan sonra akıllı telefona sms ile gelen şifre bisikletin bulunduğu ünite ekranına giriliyor ve park kilidi açılıyor.


KONYA / NEXTBIKE:

2012 yılından bu yana Konya’da faaliyet gösteren NEXTBIKE, aynı zamanda Avrupa içinde birçok ülkede de kârlılık amacı güden bir bisiklet paylaşım sistemi. Sistemden bisiklet kiralayıp kullanmak için önce ELKART sahibi olunuyor. Bunun için kullanıcı bilgisi alınıyor ve şifre oluşturuluyor. Daha sonra kredi kartından küçük bir ödeme işlemi yapılıp onaylandığında üyelik başlıyor. Üyeler sadece Konya’da değil, NEXTBIKE uygulaması olan her şehirde üyelikten faydalanarak bisiklet kiralayabiliyor. Kiralamak için bisiklet istasyonuna gidildiğinde ELKART sensöre yaklaştırılarak bisiklet alınabiliyor. ELKART yoksa, kullanıcı isim bilgisi, akıllı telefon numarası ve kredi kartı bilgisi sisteme girilerek bisiklet kiralanabiliyor. Bisiklet kullanım sonrası istasyona bırakılırken işlemin uygun yapıldığı sinyal ışığı ile belli oluyor. Ayrıca NEXTBIKE bisikletleri üzerine reklam da verilebiliyor. Konya içinde 40 istasyonda hizmet veriliyor.


KOCAELİ / KOBİS:

Kocaeli il sınırları içinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki olarak faaliyet gösteren KOBİS, 18 Ağustos 2014 tarihinde kuruldu. Kocaeli’nin 12 ilçesinde bulunan 70 istasyonda 500 bisiklet ile günümüzde hizmet veriyor. Bisiklet kiralamak için ücret karşılığında KOBİS üye kartları alınabiliyor. 18 yaşını dolduran kullanıcılar bu kartı alıp içine kontör yüklüyor. Daha sonra bisiklet kiralamak için park istasyonunda panele üye kartı okutularak gelen şifre giriliyor ve bisiklet kiralanıyor. Kişiselleştirilmiş Kent Kartı ile de üyelik hizmeti ve kiralama yapılabiliyor. KOBİS, kredi kartı uygulaması kabul etmiyor.


KAYSERİ / KAYBİS:

Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından 2010 yılında faaliyete sokuldu. Bu amaçla 90 km uzunluğunda bisiklet yolu ayrıldı. Üzerine 51 adet bisiklet istasyonu yerleştirildi ve 600 adet bisiklet bu hinterlant içinde hizmet veriyor.

Bisiklet kiralamak için Kart38 İşlem Merkezi tarafından üretilen KAYBİS kartı edinilmesi gerekiyor. Kimlik kartı ve fotoğraf ibrazı ile bir matbu sözleşmeye imza alınıyor. 2 gün içinde KAYBİS kartı teslim ediliyor. Bisiklet istasyonundan bisiklet alınmadan önce BİSİKLET AL butonuna basılarak kart belirtilen bölgeye tutuluyor. Kart içinde yeterli para varsa, numarası ekranda görünen bisiklet alınabiliyor. KAYBİS istasyonlarından kredi kartı ile de bisiklet alınabiliyor. Bu durumda telefon numarası ve kredi kartı bilgileri sisteme giriliyor. Daha sonra sms yoluyla gelen onay kodu sisteme girilerek istenen bisikletin numarası veriliyor ve onay butonuna basılıyor.


Sonuç olarak ülkemizde bisiklet paylaşımı akıllı dijital uygulamalarla belirli bir yol almış durumda. Ancak bisikletler için henüz yeterli ve güvenli bisiklet yolların ayrılmamış olması toplum ilgisinin tam sağlanamamış olması bisiklet paylaşımını istendiği gibi geliştiremiyor.

Geçen yıl sonunda Amsterdam’a seyahatim oldu. Gidenler mutlaka dikkat etmişlerdir. Şehir nüfusundan fazla bisiklet var. Toplum ve yasalar tarafından bisiklet ulaşımı tam destek görüyor. Hatta, beni havalimanında karşılayan arkadaşımın ilk uyarısı şu olmuştu: Bisikletlilere çok dikkat edelim. Hindistanda inekler nasıl kutsal ise Hollanda’da da bisikletliler o denli kutsal!

Seyahatim sırasında yaptığım şehirlerarası yolculuklarda da tüm tali yollarda, hatta köy yollarında bile bisikletliler için ayrılmış yollar gördüm. İmrendim doğrusu.


Umarız ülkemizde de güvenli bisiklet ulaşımı için fiziksel altyapı eksikliklerinin giderilmesi ve bisiklet kullanımının toplum tarafından daha fazla benimsenmesi ile yukarıda örneklerini verdiğim yararları bizler de sağlamış oluruz.


İbrahim AYBAR

Vesiile A.Ş

Yönetim Kurulu Başkanı


6 görüntüleme0 yorum