Elektrik Enerjisi Elde Etmenin Yeni Şekli : Füzyon Enerjisi

Merhabalar,


Okurlarımın belki dikkatlerini daha önceki paylaşımlarımda çekmiş olabilirim. Dünyada yeni nesil elektrikli ulaşım yaygınlaştıkça elektrik enerjisine daha çok ihtiyaç olacak. Enerji tedarik altyapısının bu artan ihtiyacı karşılaması gerekli. Aynı zamanda elektrik enerjisini tam çevreci ve olabildikçe ucuz üretebilmeliyiz.

Güneş enerjisinden elektrik üreten tesis yatırımları giderek ucuzluyor. Rüzgar enerjisini elektriğe dönüştüren yatırımlarda da benzer eğilimi görüyoruz. Bunların arasına şimdi yeni ve tam çevreci bir üretim şekli daha eklenmek üzere : Füzyon enerjisi.


Bu hafta içinde değerli gazeteci ve yazar İsmet BERKAN’ ın Tekno Gündem isimli internet gazetesinde küçük bir haber gördüm. Haber; ITER adı verilen Uluslararası Termonükleer Deney Reaktörü’ nün Füzyon enerjisi yoluyla elektrik üretmek üzere inşa edilmekte olduğunu söylüyor.

Bu konuyla ilgili olarak www.scientificamerican.com sitesinde kıdemli yazar Clara Moskowitz’ in 1 Aralık 2020 tarihli yazısını inceledim. Yazıda; insanların enerji ihtiyacının mevcut yöntemlerle bitmeyeceği, ancak gelmekte olan nükleer füzyon yoluyla tamamen temiz ve bol bol enerji elde edilebileceği ileri sürülüyor.


Bildiğiniz gibi Füzyon, iki atomun birleşerek tek atom haline gelmesi demek. İşte ITER, Hidrojen atomlarını birleştirerek büyük bir enerji ortaya çıkarmayı sağlayacak bir reaktör. Fransa’nın Saint Paul Lez Durance bölgesinde Avrupa Birliği, Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Rusya ve en son ABD’ nin katılımıyla gerçekleştirilen bu proje, tükettiğinden daha fazla enerji sağlamayı hedefliyor.


Aslında bu deneysel çalışma yıllar önce başlamışsa da aşırı maliyetli olması yüzünden gecikmeler yaşadı. Boşa giden bir uğraş olarak eleştirildi. Nihayet, Temmuz 2020 ayında reaktör montajı resmen başladı. Projede görevli bilim insanları gerekli parçaları projeye üye ülkelerden temin etmeye başladılar. Reaktörün kalbi 23 bin Ton ağırlığındaki silindir ünite olacak. Bu ünitede 150 Milyon C derecedeki plazma füzyon gerçekleşene kadar tutulacak.

Bilim insanları reaktörü 2025 te çalıştırmayı hedefliyor. Reaktörün tam kapasiteyle çalışması 2035 yılında gerçekleşecek.


Eğer her şey yolunda giderse devasa bir kazanım ortaya çıkacak. Çünkü burada elde edilecek enerjinin hidrokarbon yakan termal enerjiden veya atomu parçalayan nükleer enerjiden çok daha büyük olacağı hesaplanıyor. Üstelik ne bir gaz çıkışı, ne de nükleer atık, hiç bir kirlilik olmayacak. Öyle ki füzyon enerjisinin dünyada yaşanan iklim değişikliğini önleyecek tam bir çözüm olabileceği iddia ediliyor. Bu anlamda önümüzdeki üç veya dört yılın çok kritik olacağı belirtiliyor.


ITER evrendeki en sıcak alanlardan birisini barındıracak. Vakum tankı 150 Milyon C derece sıcaklığındaki plazmayı tutacak. Aynı zamanda evrenin en soğuk alanlarından birisi yine bu reaktörde olacak. Manyetik alanda plazma 4 Kelvin yani -269 derece sıcaklığa kadar soğutulacak. Bu iki alan birbirinden Berilyum kaplı çelik battaniyeler ile ayrılacak.


Sonuç olarak dünya nefesini tuttu ve bu reaktörün sorunsuz çalışacağı zamanı bekliyor diyebiliriz. Düşünün bir kere; başarıldığı takdirde sudan elektrik enerjisi üretilmesi mümkün olacak. Hem sıfır CO2 salan, hem de sınırsız miktarda ve üstelik maliyeti olmayan deniz suyundan enerji üreten tam çevreci reaktörler dünyamızı kuşatsa hava kirliliği diye bir sorun kalır mı dersiniz?


M.İbrahim Aybar


1 görüntüleme0 yorum