top of page

DÖNGÜSEL EKONOMİDE GIDA İSRAFINI ÖNLEMEYE YÖNELİK GİRİŞİMLER


  • Birleşmiş Milletler kaynaklarına göre her yıl dünyamızda 1,3 milyar ton yiyecek çöpe gidiyor ne yazık ki. Bu miktar ile her yıl 10 milyar insanın beslenmesi mümkün. Bu israf edilen yiyeceği ihtiyaç sahipleriyle paylaşabilsek, açlık nedeniyle yılda hayatını kaybeden 36 milyon insanı pekâlâ hayata döndürebiliriz.

  • Türkiye’de her yıl çöpe giden gıda miktarı 18 milyar tondan fazla. Bunun %42 si evlerden çöpe gidiyor. Kısaca, evlerde her yıl kişi başı 93 kg yiyeceği çöpe atıyoruz. Her gün israf ettiğimiz ekmek miktarı ise 4,9 ton. Bu rakamlar ülkemizi dünya genelinde en çok yiyecek israf eden üçüncü ülke yapıyor.

  • İngiltere’de Tessa Clarke ve Saasha Celestial-One isimli iki kadın girişimci tarafından 2015 yılının başlarında hayata geçirilen Olio isimli dijital uygulama, 49 ülkede yiyecek paylaşımı yapıyor. Akıllı telefonlara indirebilen Olio, evlerde veya işyerlerinde üretilen yiyecekleri ücretsiz vererek, alarak, ya da ödünç alarak veya ödünç vererek, gıda israfını azaltmayı amaçlıyor.

  • Türkiye’de Fazla Gıda girişimi ilk olarak son tüketim tarihi dolmamış ama bu sürede satılması mümkün olmayan gıda ürünleri fazlagida.com dijital platformuna yükleyerek zamanında ihtiyaç sahibi kitlelere ulaşmasını sağladı. Ayrıca son tüketim tarihi geçen yiyecekler de girişim tarafından değerlendirilmeye başlandı.

  • Fazla Gıda, geçen Aralık 2022 ayı içinde yaptığı bir lansman ile ismini Fazla olarak değiştirdi ve gıda dışında diğer ihtiyaç fazlası ürünlerin de değerlendirilmesine başladı. Fazla Gıda, 2021 yılının Temmuz ayında 26 milyon lira yatırım aldığını duyurmuştu. İsim değişikliğinin ardından yoluna Fazla olarak devam eden girişim, bu Haziran ayı içinde 6 milyon dolar daha yatırım aldı.

  • Türkiye’den ikinci örnek bugünlerde, İzmir’in Karşıyaka ilçesinde faaliyete başlayan Son Taze girişimi. Son Taze, Karşıyaka’daki yiyecek ve içecek merkezlerinin günlük ürettiği gıdaları ihtiyaç fazlası hale gelmeden %70’e varan indirimlerle tüketicilere ulaştırıyor. Akıllı telefonlarda sipariş verilen yiyecek ve içecekler ya işyerinde tüketilebiliyor ya da hijyenik ambalajlarla tüketiciye teslim ediliyor.

Son yıllarda döngüsel ekonomiye yönelik yoğun ilgi ve yapılan çalışmalar, benim de bu alanın içine profesyonel olarak girme isteğimi körükledi.

Döngüsel ekonomi; doğada yetişen ya da doğadan çıkarılan, insanın tüketimi için işlenerek satılan ürünlerin tüketim fazlasını insanın tekrar doğaya attığı israfçı, lineer ekonomiye karşı büyük bir başkaldırı aslında. İsrafı ve atığı sıfırlayan, ürünlerin yeniden kullanımını ya da geri dönüşümünü sağlayan bir ekonomi modeli.

Döngüsel ekonominin bir niş kolu olan paylaşım ekonomisi alanında 2020 yılından bu yana profesyonel uğraşı içindeyim. Dünyada ve ülkemizde özellikle genç kuşakların ne kadar ilgili olduklarını görmek tüm yorgunluğumu aldığı gibi beni motive ediyor.

Bu yazımda siz Turcomoney okurlarımıza döngüsel ekonomide gıda israfını önleyen girişimlerden ve paylaşımlardan söz edeceğim.

DÜNYADA HER YIL 1,3 MİLYAR TON YİYECEK ÇÖPE GİDİYOR

Önce güncel durumu kısaca rakamlarla özetlemek istiyorum:

Birleşmiş Milletler kaynaklarına göre her yıl dünyamızda 1,3 milyar ton yiyecek çöpe gidiyor ne yazık ki. Bu miktar ile her yıl 10 milyar insanın beslenmesi mümkün. Hatta bu israf edilen yiyeceği ihtiyaç sahipleriyle paylaşabilsek, açlık nedeniyle yılda hayatını kaybeden 36 milyon insanı pekâlâ hayata döndürebiliriz.

Ülkemizdeki durum hakkında da güncel bilgiler şöyle:

Türkiye’de her yıl çöpe giden gıda miktarı 18 milyar tondan fazla. Bunun %42’si evlerden çöpe gidiyor. Kısaca, evlerde her yıl kişi başı 93 kg yiyeceği çöpe atıyoruz. Her gün israf ettiğimiz ekmek miktarı ise 4,9 ton. Bu rakamlar, ülkemizi dünya genelinde en çok yiyecek israf eden üçüncü ülke yapıyor ne yazık ki.

Türkiye’de yıllık gıda israfı, ortalama 10 milyon taşıtın bir yılda atmosfere saldığı CO2 ile aynı etkiye sahip. Öte yandan, gıdaların yenilebilir hale gelme aşamasına kadar tonlarca litre su kullanılıyor. Dolayısı ile çöpe atılan her gıda beraberinde su israfı da yapıyor. Çöpe atılan 1 kg. etin yanında 15.500 litre, 1 kg. domatesin yanında ise 184 litre su israf ediliyor.

DÜNYANIN VE ÜLKEMİZİN KARNESİ İYİ DEĞİL

Sonuç olarak dünyanın ve ülkemizin karnesi hiç iyi değil. Ama ümitli olmak için neyse ki çok neden olduğunu görmeye başladık. Özellikle genç kuşaklarda gelişen bilinç, ümit veriyor. Örneğin, İngiltere’de Tessa Clarke ve Saasha Celestial-One isimli iki kadın girişimci tarafından 2015 yılının başlarında hayata geçirilen Olio isimli dijital uygulama, günümüzde 49 ülkede yiyecek paylaşımı yaparak büyük başarı sağlamaya devam ediyor.

Aslında akıllı telefonlarınıza indirebildiğiniz dijital uygulama olarak çalışan Olio, evlerinizde veya işyerlerinizde ürettiğiniz yiyecekleri ücretsiz vererek, alarak, ya da ödünç alarak veya ödünç vererek, gıda israfını azaltmayı amaçlayan bir uygulama. Bunu; ürün sahibi kişileri bu ürünleri almak isteyen yakındaki diğer kişilere dijital ortamda bağlayarak yapıyor. Yiyecekler yenilebilir, taze ve hijyen koşullarında olmak zorunda. Ürünler çiğ veya pişmiş, kapalı ambalajda veya açık olabiliyor. Olio‘da sıklıkla listelenen gıda dışı ürünler arasında kitaplar, kıyafetler ve mobilyalar da yer alabiliyor.

İhtiyaç fazlası yiyecek bağışında bulunanlar genelde gıda perakendecileri, restoranlar veya yöresel ev yemeği yapanlar vb. gibi bireyler veya şirketler olabiliyor. Yapılan bağışlar tek seferlik veya tekrarlı olabiliyor. Örneğin Tesco, Midcounties Co-operative, Sainsbury’s gibi gıda zincirleri Olio’yu yiyecek bağışlamak ve atık azaltmak için bir çevrim içi gıda bankası şeklinde pilot olarak kullandılar. Mart 2022’de Olio, Singapur’da Pandamart ile ortaklık kurdu.

100 KİŞİNİN ÇALIŞTIĞI OLIO’NUN 7 MİLYON KAYITLI KULLANICISI VAR

Faaliyete başladığı 2015 yılının başlarından Ekim 2017’ye kadar 2,2 milyon dolarlık fon sağlayan Olio‘nun A grubu finansmanı Octopus Ventures tarafından yönetildi ve Accel, Quadia ve Quentin Griffiths gibi yatırımcılar 6 milyon dolara varan katkıda bulundular. Mayıs 2023 itibariyle bünyesinde 100 kişinin çalıştığı Olio dijital uygulamasının yaklaşık 7 milyon kayıtlı kullanıcısı bulunuyor. Uygulamaya olioapp.com üzerinden ulaşmak mümkün.

Peki ülkemizde ne gibi gelişmeler var dendiğinde iki ayrı örnek vermek istiyorum.

İlk örnek; 2020 yılının sonunda Vesiile yayınlarından Paylaş isimli paylaşım ekonomisi kitabımda da değindiğim Fazla isimli ve teknoloji tabanlı atık yönetim çözümleri şirketi.

FAZLA GIDA, ADINI FAZLA OLARAK DEĞİŞTİRDİ

Birleşmiş Milletler Örgütü, 2015 yılında aldığı kararla, 2030 yılına kadar gıda tedarik zincirinde oluşan gıda atığının %50 azaltılması hedefi koymuştu. Bu hedef doğrultusunda ülkemizde 2016 yılında faaliyete geçen ve ilk adı Fazla Gıda olan girişim, gıda atığını önleyen teknolojik çözümler üretmeye ve gıda bankacılığı yapmaya başladı. Fazla Gıda girişimi,

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından desteklenen Accelerate 2030 Hızlandırma Programı’na dahil bir girişim olarak öne çıktı.

Fazla Gıda girişimi ilk olarak son tüketim tarihi dolmamış ama bu sürede satılması mümkün olmayan gıda ürünleri fazlagida.com dijital platformuna yükleyerek zamanında ihtiyaç sahibi kitlelere ulaşmasını sağladı. Ayrıca son tüketim tarihi geçen yiyecekler de girişim tarafından değerlendirilmeye başlandı.

Girişim, geçen Aralık 2022 ayı içinde yaptığı bir lansman ile ismini Fazla olarak değiştirdi ve gıda dışında diğer ihtiyaç fazlası ürünlerin de değerlendirilmesine başladı. Girişim, isim değişikliğinin gerekçelerini şöyle sıralıyor:

Özellikle her yıl dünyada ortaya çıkan 2 milyar ton kentsel atığın üçte birini oluşturan ambalaj atıkları içinde 8 milyon ton plastik atık denizlere karışıyor. Her dakika kullanılan 2 milyon plastik poşet yüzünden şimdiye dek ne yazık ki 7 milyar ton plastik atık ortaya çıkmış durumda. Bunun ancak %10 a yakın kısmı geri dönüştürülebildi. Keza her yıl 100 milyar giysi üretilirken bunların %85 i çöpe gidiyor. Bu da yılda 92 milyon ton tekstil atığı meydana getiriyor. Tekstil hammaddesi olan pamuğun her bir kilogramı için 20 bin litre su harcanıyor. Bu miktar bir insanın 900 günde içtiği su miktarına eşdeğer.

HER SANİYE 13 TON KİMYASAL ATIK OLUŞUYOR

Yine her saniye 13 ton kimyasal atık oluşuyor. Bu da insan başına her yıl 60 kilogram tehlikeli atık oluşumu demek. 100 milyondan fazla insan yapımı kimyasal madde birbirinden farklı sektörlerde kullanılıyor.

Fazla; yeni isim ve örgütlenmesi ile sürdürülebilirliğin sağlanması için sistemlerin dönüşebilmesini zorunlu görüyor. Sistemlerin dönüşebilmesi sadece dijitalleşme ile olmuyor. İşleyişlerin de değişmesi gerekiyor. Gıda israfının önlenebilmesi, israfı önleyebilmede bu noktaya gelinebilmesinin nedeni her işletmenin içerisinde bu konuda liderlerin ortaya çıkması. Sonuç olarak sektör liderleri sayesinde dönüşümün hızlandığı belirtiliyor.

FAZLA, 6 MİLYON DOLAR DAHA YATIRIM ALDI

Fazla Gıda 2021 yılının temmuz ayında yaptığı açıklama ile 26 milyon lira yatırım aldığını duyurmuştu. İsim değişikliğinin ardından yoluna Fazla olarak devam eden girişim, bu Haziran ayı içinde yeni bir yatırım daha aldığını duyurdu. Fazla’nın aktardığı bilgilere göre şirket, 6 milyon dolar daha yatırım aldı. Açıklamalara göre 6 milyon dolarlık yatırım turu, Esor Investment ve 212 liderliğinde gerçekleşti. Yatırım turuna, Esor Investment ve 212 haricinde ise TTGV, Türkiye Kalkınma Fonu, Founder One ve melek yatırımcılar katıldı. 2017 yılında şirkete ilk yatırımı yapan Techstars ve bir önceki turda yer alan Atlantic Food Labs bu turda da yatırıma devam etti.

6 milyon dolarlık son yatırım turu 43 milyar dolar değerleme üzerinden gerçekleşti.

Gıda israfını ve israf kaynaklı karbon salımını yüzde 50 oranında azaltmak misyonu ile yola çıkan şirket, isim değişikliğinin ardından gıda dışı endüstrilerde yaşanan atık problemlerine odaklanmaya da başlamış oldu. Fazla‘nın amacı gıdadan tekstile, ambalajdan kimyasala farklı atık kollarında atık oluşumunun önüne geçmek ve var olan atıkları en yüksek çevresel, sosyal ve finansal fayda ile döngüsel ekonomiye kazandırmak olarak ifade ediliyor.

İngiltere menşeli Olio ile benzer kulvarda faaliyet gösteren ülkemizin paylaşım ekonomisi alanında bu önemli girişimini izlemeye devam edeceğiz.

SON TAZE, GIDA MADDELERİNİ YÜZDE 70 İNDİRİMLE TÜKETİCİLERE SUNUYOR

Ülkemizden ikinci örnek ise bugünlerde, yani Temmuz 2023 içinde İzmir ili, Karşıyaka ilçesinde faaliyete başlayan Son Taze girişimi.

Karşıyaka ilçesinde bulunan yiyecek ve içecek merkezlerinin günlük ürettiği gıdaların ihtiyaç fazlası hale gelmeden %70’e varan indirimlerle tüketicilere ulaşmasını sağlayan dijital uygulama olan Son Taze, akıllı telefonlara indiriliyor ve listelenen işyerlerinden sipariş verilmeye başlanıyor. Sipariş verilen yiyecek ve içecekler ya işyerinde tüketilebiliyor ya da hijyenik ambalajlarla tüketiciye teslim ediliyor.

İzmir ilinde ilk gıda paylaşım uygulaması olan Sontaze.com üzerinden uygulamayı tanımak ve indirmek mümkün.

Böylece atıksız bir dünya için yola çıkan döngüsel ekonomi uygulamalarında ülkemizden önemli örneklerin ortaya çıkması elbette hepimizi gelecek için ümitlendiriyor. Örneklerin artarak ülkemize değer katmasını ve dünyaya örnek girişimcilerimizin çoğalmasını gönülden diliyor, siz değerli okurlarımızın Kurban Bayramını tebrik ediyorum.

İbrahim AYBAR

Vesiile A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı


16 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page